ADALET (2)

ADALET (2)

Adalet mülk ve devletin esası ve temelidir. Hazreti Ömer radıyallahü anhü.

“allah sübhanehü kesinlikle ve şüphesiz adaleti,

İyilik yapmayı,

Yakın akrabaya vermeyi emr eder.

Her türlü çirkinliği,

Her türlü kötülüğü

Ve her türlü zulüm ve azgınlığı yasaklıyor.

Allah Teâlâ, akıllanmanız, dinleyip yerine getirmeniz ve hatırlamanız için size vaaz ediyor. Nahil süresi 90.ayet

“bir saat adaletle hüküm vermek, geceleri kaim gündüzleri oruçlu olarak, altmış sene nafile ibadetten çok daha hayırlı ve faziletlidir.

Bir saat zulüm ve haksız hüküm vermek te altmış sene günah işlemekten şiddetli ve daha büyük bir günahtır. Hadisi şerif meali. ibni asakir-ebu Naim isbahani

“ya Davud biz azimüşşan seni yeryüzüne halife yaptık. İnsanlar arasında hak ve adalet ile hüküm et. Sakın hevana ve nefsine uyma. Sad 26

Bir insanı adalet ve hakkaniyet kadar yücelten, zulüm ve haksızlık yapmak kadar alçaltan hiçbir şey yoktur.

Adalalet sadece devlet idarecilerini ve hâkimleri ilgilendirmez.

Adalet herkesi,

Aile reisi babayı,

Anayı,

Öğretmeni,

Patronu,

Amiri,

Memuru vel hâsıl Bila istisna her ferdi alakadar eden, su, hava, gıda kadar önemli ve ehemmiyetlidir.

Resulü Ekrem efendimizin huzuru saadetlerine gelen bir sahabi peşinden gelen küçük oğlunu sağ kucağına alıp öptü.

Biraz sonra küçük kızı geldi onuda sol ayağına aldı fakat öpmedi.

Bunun üzerine Resulüllah sallallahü aleyhi vesellem efendimiz, niçin onu öpmedin? Niçin aralarında eşit davranmadın? Diye o sahabiye ikaz buyurdu.

İki talebe kimin yazsının güzel olduğu hususunda hazreti hasan efendimizin hakem olmasının istemişlerdi.

Hazreti ali radıyallahü anhü efendimiz; ya hasan sakın adaletsizlik yapma diye ikaz etti.

 

Adalette örnek olanlardan, kadı şüreyhin miladi 590. senesinde dünyaya geldiği miladi 698 de hicri 78. senesinde vefat ettiği bu tarihlere göre 108 sene yaşadığı,

Müslim, kadı, muhaddis ve şair olan kadı şüreyhin 60 sene küfede kesintisiz kadılık yaptıktan sonra haccacın kadılığını yapmayı red edip vefatından bir sene önce kadılığı bıraktığı rivayet edilmiştir.

Kadı şürayh; Resulüllah efendimizin yemen vali olarak gönderdiği muaz bin cebel hazretlerinden, medinei münevvereye geldikten sonra ashabı kiramın büyüklerinden, küfeye geldikten sonrada Abdullah bin mes’ud hazretlerinden ilim öğrendi.

Kadı şurayh;

İbni sirin,

şaabi,

İbrahim nahai,

kays bin ebi hazım,

Temim bin seleme gibi zatlara hadis ilmini öğretip icazet vermiştir.

Müslüman olması;

Resulü Ekrem efendimiz hayatta iken Müslüman olmasına rağmen Resulüllah efendimiz ile görüşmek nasip olmadığından sahabi olma şerefine nail olamamıştır.

Tabiindendir.

Kadı şüreyhin, daha otuz yaşlarında iken, resulü Ekrem sallallahü aleyhi vesellem efendimiz, hazreti ali radıyallahü anhı yemene gönderdiği bir zamanda kabilesi ile beraber İslam ile müşerref olduğu rivayet edilmektedir.

Kadı şürayh; hazreti ali efendimize sizin dininiz neyi emr ediyor diye sormuş hazreti ali efendimiz;

“allah sübhanehü adaletle muamele etmeyi,

İyilik yapmayı,

Akrabaya vermeyi emr ediyor.

Ayni zamanda her türlü fuhşiyatı,

Aklın ve dinin kötü gördüğü her kötülüğü, her türlü zulüm, haksızlık ve azgınlığı yasaklıyor. nahl süresi 90. ayeti kerimesi ile cevap verince adalet aşıkı olan kadı şüreyhin gözleri parlamış,

Hazreti ali efendimize Sizin dininiz neye davet ediyor? diye sormuş.

Şurayh ın Adaletten hoşlandığını sezen hazreti ali efendimiz cevap olarak şu ayeti kerime ile cevap vermiş.

“allah sübhanehü size emanetleri ehline vermeniz,

İnsanlar arasında hüküm verdiğinizde adaletle hüküm vermenizi emr ediyor.

allah sübhanehü size ne güzel vaaz ediyor?

Allah sübhanehü her zaman her şeyi işitir ve görür. Nisa süresi 58.ayet

Kadı şurayh üçüncü sorusunda sizin dininiz başka neye davet ediyor? Dedi.

Hazreti ali radıyallahü anhülbari şu ayeti kerime ile cevap verdi.

“allah sübhanehü şöyle buyuruyor “ey iman edenler; Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik yapan kimseler olun.

Bir topluluğa karşı olan kin ve öfkeniz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin.

Siz adaletle hareket ediniz.

Zira adalet takvaya çok daha yakındır.

allah sübhanehüye karşı takva sahibi olunuz.

Çünkü allah Teâlâ her amelinizden haberdardır. Maide süresi 8.ayet

Kadı şurayh sizin peygamberiniz başka ne söylüyor?

Hazreti ali kerremellahü vechehü efendimizin;

“allah sübhanehü kıyamet gününde yedi sınıf insanı himaye edecek.

Bunlardan bir taneside adaletle hükm eden imamdır. Diye cevap vermesi üzerine kadı şürayh;

Sevinç ile “adalete davet eden bir din ”diyerek hemen Müslüman oluyor.

Kadı şurayh: Nebi aleyhisselamın irtihalinden beş sene önce Müslüman olmuştu lakin resulü Ekrem efendimiz hayatta iken Medine’ye gitmek nasip olmadı.

Kadı şurayh: Hazreti ali efendimizden kur’anı kerimden bir süre öğretmesini istemiş,

Hazreti ali radıyallahü anh ona; zayıflara adaletle muamele edilmesinden bahs eden nisa sürei celilesini öğretti.

Küfeye kadı olarak tayin edilmesi;

Emirulmü’minin hazreti Ömer radıyallahü anh; bir a’rabiden bir at satın almış parasınıda peşin olarak ödemişti.

Bir müddet sonra atın ayağında bir arıza olduğunu sezip atı sahibine iade etmek isteyince, atı satan adam;

Ben atı sağlıklı ve sağlam olarak teslim ettim diyerek kabul etmemiş, aralarında anlaşamayınca Emirulmü’minin hazreti Ömer;

İstediğin bir hakem bulalım onun hükmüne razı olalım teklifine, atı satan adam” şurayha” gidelim demiş, hazreti ömerde razı olup yanına varmışlar. Hazreti Ömer “şurayhı” daha önceden tanımıyordu.

Durumu dinleyen “şurayh”hazreti ömere; atı satın aldığında atta sakatlık varmıydı?

Hazreti Ömer;

Hayır, bir müddet sonra ortaya çıktı.

Şurayh; öyle ise aldığın atı ya aldığın gibi sağlam olarak sahibine telim et.

Veya elinde tut. Dedi.

Hüküm hazreti ömerin hoşuna gitmişti.

Hazreti Ömer hüküm böylemi?

Şurayh evet.

Hazreti Ömer;

Adaletli bir hüküm verdin seni küfeye kadı olarak tayin ettim. Deyip küfeye gönderdi.

Kadı şurayh:

Hazreti Ömer,

Hazreti Osman,

Hazreti ali,

Hazreti Muaviye ve haccaca kadar geçen zamanlarda (60)sene gibi uzun bir müddet, dillere destan olacak şekilde İslam adaletini en güzel şekilde temsil etmiştir.

60 sene devam eden hâkimliği müddetince haksızlık yaptığına dair kimseden bir şikâyet duyulmamıştır.

rahimehüllahü rahmeten vasiaten.

“insanlardan iki sınıf vardır ki o iki sınıf düzeldiği zaman bütün insanlar düzelir.

O iki sınıf bozulursa bütün insanlar bozulur.

1.idareciler

2.âlimler H.ş. meali

Kadı şurayh rahimehüllah;

Hüküm vermeden önce şahitlere nasihat ederdi.

Şahitlik yapacağınız hususta görmediğiniz hususta şahitlik yaparak günahkâr olmayınız.

Ben sizin şahitliğinize göre hüküm vereceğim.

benide kendinizide cehennemden koruyunuz.

Hadiseye şahid olmadıysanız çıkıp gidiniz mealinde nasihatlerde bulunur onları ikaz ederdi.

Mahkeme salonunda başının üzerinde;

“nebi aleyhisselam şöyle buyurdu;

siz hüküm vermem için bana geliyorsunuz.

Ben bir beşerim.

Sizden kim kardeşinden hak etmediği bir şeyi alırsa ateşten bir parça almış olur.

Kıyamette onun boynuna dolanır ”mealindeki hadisi şerif ile

Haksızın lehinde bir hüküm versem dahi o cezasını bulur.

Haklının aleyhinde hüküm versem geçte olsa adalet yerini bulur. Sözleri yazılı idi.

Kadı şürayhin sözlerinden:

Bana bir musibet isabet ettiğinde allah sübhanehüye dört kere hamd ediyorum.

1.daha büyük bir bela vermediği için,

2.bana sabır ihsan ettiği için,

3.allah Teâlâ’ya yönelerek sevap kazandığım için,

4.musibeti dinim hakkında vermediği için.

Allahım bize lütfunla muamele et.

İdarecilerimize adaletli olmayı nasip et.

Bizi Zulüm yapmaktan ve zulme uğramaktan muhafaza et.

Hidayete tabi olanlara selam olsun.

 

 

Mütercim

Ergün telis