(ZİKRİN ADABI)SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN KADDESALLAHÜ SİRREHÜL AZİZ HAZRETLERİNİN MEKTUPLARINDAN!

(ZİKRİN ADABI)

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN KADDESALLAHİ SİRREHÜL AZİZ HAZRETLERİNİN MEKTUPLARINDAN!

 

* “ADABI ZİKİR”

(Allahu zül celali zikir etmenin edepleri)

 

*Zikir ile iştigalin adap ve keyfiyeti

(zikir ile meşgul olmanın edepleri ve şekli)

 

*Zikrin adabı asliyesi ve fer ’iyesi kesirdir.

(zikrin asli ve fer’i edepleri pek çoktur)

 

*Adabı fer ’iye muktedanın ihtiyar ve iradesine tabi olduğundan burada bazı adabı esasiye ve zaruriye den bahs edilecektir.

(zikrin fer’i edepleri kendisine uyulan mürşidi kâmilin irade ve tercihlerine tabi olduğundan, burada zikrin aslı, esası ve zaruri edeplerinden anlatılacaktır)

 

*Öyle adabı esasiye ve zaruriye ki; hiçbir talibi müsterşid onlardan müstağni ve vareste kalamaz.

(bunlar öyle esaslar ve zaruri edeplerdir ki; irşad olmak isteyen her bir mürid bu esaslara ve zaruri edeplere riayet etmeye muhtaçtır. Her mürid bunlara riayet etmelidir.)

 

*Talib, piri muktedadan aldığı zikri, nasıl telkin ve tarif buyurulmuş ise harfiyyen öylece icra etmeli, nasıl emir eylemiş ise biayniha emri ve iradesi mucibince yapmalı,

(talib yani mürid mürşidi kâmilden tarifini aldığı zikri, mürşidi kâmil kendisine nasıl tarif etmiş ise zikri harfiyyen öyle yapmalıdır. Mürşidi kâmili nasıl emir etmiş ise kafasına göre eksiltmeden ve arttırmadan ayni şekilde yapmalıdır)

 

*”feraiz, vacibat, sünenat”dan başka ona

Hiçbir şey karıştırmamalıdır.

(Mürşidinin tarif ettiği zikre mükellef olduğu ”farzlar, vacipler ve sünnetlerden ”başka hiçbir şey karıştırmamalıdır)

 

*Piri mukteda, bir tabibi hazıkı manevi ve ilahi olduğundan, onun tayin ve tertip ettiği ilacı mukavviyi ziyadesiz ve noksansız vakit ve zamanında istimal eylemek lazımdır.

(mürşidi kâmil manevi sahada tecrübeli ve güvenilir bir manevi bir doktor mesabesinde olduğundan, onun tertip ettiği kuvvetli manevi ilacı ziyadesiz ve noksansız olarak vakti ve zamanında kullanmak lazımdır)

 

*Aksi hal ve hareket te’siratını ibtal etmekle kalmaz, emrazı maneviyenin müşted olmasını da intac eyler.

(eğer mürid mürşidi kâmilin tarifine riayet etmezse zikrin te’siri olamayacağı gibi bir takım manevi hastalıkların artmasına da sebep olur)

 

Mektuplar ve mesaili mühimme sayfa 168

 

 

*“ESNAİ ZİKİRDE MUHAFAZAİ HUZUR VE CEM’İYYETİN LUZUM VE VUCUBU”

 

(zikir esnasında kalbi huzuru muhafaza etmek ve derli toplu olmanın gerekli ve lüzumu)

 

*Talib, piri muktedan aldığı ezkarı tahareti kâmile, huzuru kalb cihetinden en müsaid zamanlarda

(mürid mürşidi kâmilden tarifini aldığı zikirleri tam bir taharet ile yani mümkünse gusül değilse aptesli olarak kalbi huzur bakımından en müsait zamanlarda)

“mümkin olursa seherlerde,

İkindi ile akşam

Ve akşam ile yatsı namazları arasında

Gece ortalarında”

Hali ve tahir emkinede icra ve eda etmelidir.

(boş, tenha ve temiz mekânlarda eda etmelidir)

 

*Havatır ve huzursuzluk ile yapılan ezkar hevai olacağından faidesiz dir.

(birtakım boş ve faidesiz kalbi meşgul eden düşünceler ile ve huzursuz olarak yapılan zikirler hevai olacağından bir faidesi olmaz)

 

*Neticei zikrin husulı, kalbin havatırdan tecridine, huzur ve cem’iyeti mümkinenin te’min ve hıfzına vabestedir.

(zikrin manevi neticesinin elde edilmesi, kalbin, zikrin haricindeki gereksiz düşüncelerden arındırılmasına,

Kalp huzurunun ve mümkün mertebe kalbin derli toplu olmasının temin edilmesine

Ve bu durumun korunup muhafaza edilmesine bağlıdır)

 

*Havatırın hücumundan selameti kalb mühim iş olduğundan, bidayette bu beliyeden layıkıyla vareste kalmak mümkün olmaz.

(zikir esnasında kalbe gelen lüzumsuz ve gereksiz düşüncelerden kalbin selameti ve kurtulması çok mühim olduğundan ilk başlarda bu beladan tam manasıyla kurtulmak mümkün olmaz)

 

*Onun için: melekei huzur ve cem’iyyet hâsıl olmazdan mukaddem talibin yapacağı iş, vus’ ve takat mikdarı def’i havatırla meşgul olmak, te’mini huzur ve cem’iyete çalışmaktır.

(bu sebepten dolayı kalbi huzur ve kalbin derli toplu olma alışkanlığı elde edilmeden önce müridin yapacağı iş: gücü ve takatinin yettiği kadar bu düşünceleri def etmekle meşgul olmak ve manevi huzuru elde etmeye ve derli toplu olamaya çalışmaktır)

 

*Bu hal talipler için en mühim bir mücahede, büyük ucurı müstelzimdir.

(bu hal ve durum miridler için en mühim bir mücahededir, manevi cihaddır.

Bu manevi cihad ve mücahede müridlerin büyük ecir, sevap ve mükâfat kazanmalarını icap eder)

 

*Binnetice bu sebili hidayet ve marifetin infitahını mucibdir.

(neticede de bu mücahede hidayet ve marifet kapısının açılmasını icap eder)

*“vellezin cahedu fina lenehdiyennehüm sübülena”ayeti kerimesi bu manaya şahiddir.

(“bizim yolumuzda kim mücahede ve gayret ederse muhakkak biz onları bize ulaşan yollara kavuştururuz”ayeti kerimesi bu manaya şahid dir)

Mektuplar ve mesaili mühimme sayfa 169

 

 

*“ZİKRULLAHIN AZAMİYET VE EKBERİYETİ”

 

(allah sübhanehüyü zikir etmenin azamet ve büyüklüğü)

 

*Zikrullah ve zikrullah ile iştiğal emri azimdir.

(allah sübhanehüyü zikir etmekle meşgul olmak çok büyük bir iştir)

 

 

*Zakir’in zahiri ve batını ancak bu zikir ile münevver olur.

(allah sübhanehüyü zikir eden kimsenin zahir ve batını, içi ve dışı ancak bu zikir ile nurlanır)

 

*Kesafeti tabiiyye ve beşeriyye mahza zikrullah ile zeval bulur.

(insan üzerindeki tabii ve beşeri kesafet, tutulma, kararma ve ağırlık ancak allah sübhanehüyü zikir etmekle yok olur)

 

*mezkûr ile zakir arasında münasebeti hasse mücerred zikir ile husule gelir.

(zikir edilen allah sübhanehü ile zikir eden kul arasında hususi münasebet ancak ve sadece zikir ile oluşur)

 

*Zikrullah ile zakir, mezkurı mutlakın kerem ve inayetine kabiliyet ve mazhariyet peyda eder.

(allah sübhanehüyü zikir etmekle zikir yapan zakir, allah subhanehünün kerem, rahmet, inayet ve yardımına mazhar olma kabiliyetini kazanır)

 

*“ve lezukrullahi ekber”

(allahı zikir etmek en büyüktür)

 

*“fezküruni ezkürküm”

(siz beni zikir ederseniz bende sizi zikir ederim)

 

*”Vezzakirinallaha kesiren vezzakirati”

(allahı çok zikir eden erkekler ve kadınlar)

 

*“Fezkürullaha zikren kesiran”

(allahı çok zikir ediniz)

 

*Nassı münifleri bu hakayika delildir.

(bu ayeti kerimeler yukarıda zikir ile alakalı anlatılan bu hakikatlere birer delildir)

Mektuplar ve mesaili mühimme sayfa 169

 

 

* “ZİKRULLAHIN NETİCESİ”

(Allahu zül celali zikir etmenin neticesi)

 

*Nefsin sıfatı emmariyetten sıfatı mutmainneye terakkisi, fenayı nefs ile muabber olan fena fillah saadetinin husulı, beka billah devletiyle müşerrefiyetin el vermesi hak sübhanehü ve Teâlâ’nın zikri şerifi ile mümkin ve müyesserdir.

(nefsin mübalağa ile kötülükleri emr eden emmarelik sıfatından kurtulup allah Teâlâ’nın razı olduğu mutmainne mertebesine yükselmesi,

Nefsin isteklerinin yok olması diye anlatılan “fena fillah” saadetinin elde edilmesi,

”beka billah”devleti ve nimetiyle müşerref olmanın mümkün olması,

allah sübhanehüyü zikir etmekle mümkün ve nasip olur)

*“ela bizikrillahi tetmainnul kulub”

Nazmi ilahisi bu hakikatin burhanıdır.

(kalpler ancak allah sübhanehüyü zikir etmekle mutmain olur, huzur bulur. Ayeti kerimesi anlatılan bu hakikatin delilidir)

 

*Talibi misterşidin bu hakayıkı kemaliyle bilmesi,

Nakdi vaktin çok aziz olduğunu idrak eylemesi,

Bir daha avdeti mümkin olmayan enfası hayatını faidesiz umura sarf ile ziyaa uğratmayarak zikrullaha hasr etmesi lazımdır.

(irşad olmak isteyen kimsenin bu hakikatleri tam manasıyla bilmesi,

Nakit olan vakitlerinin çok aziz ve kıymetli olduğunu anlaması,

Bir daha geriye dönmesi ve elde edilmesi mümkün olmayan hayatının nefeslerini faidesiz işlere harcayıp zayi etmemesi,

Nefeslerini allah sübhanehüyü zikir etmeye hasr ve tahsis etmesi lazımdır)

 

*Zira: zikrullah ile geçen bir nefesin âlemi ahirette hâsıl edeceği menafii ve fedail neşei dünyada takdir ve tasavvur olunmayacak derecede büyüktür.

(çünkü allah sübhanehüyü zikir ederek geçen bir nefesin ahiret âleminde elde edeceği menfaat, faide ve faziletler, dünya neş’esinde takdir edilemeyecek ve düşünülemeyecek derecede büyüktür)

 

*Cenabı hak zül fadlil azimdir.

(allah subhanehünün fazlı, lütfu çok büyüktür)

 

*“Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten vekina azabennar”

(rabbimiz bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellik ihsan et. Bizi cehennem ateşinden koru)

*“Vesallallahü ala seyyidina muhammedinil mustafal muhtar ve ala alihi ve ashabihi ehlassıdki vettemkini vel vakar ve cemii erbabizzikri vel edebi vel mücahedeti vel hayri vel itibar”

(rabbimiz seyyidimiz muhammed,mustafalmuhtara,

Onun sadık, temkin, vakar ehli olan ashabına

Ve zikir, edep, mücahede, hayır ve itibar erbabına salatü selam eyle)

Mektuplar ve mesaili mühimme sayfa 170

 

 

ZİKİR NASIL YAPILMALIDIR?

 

*Nefsinizi zikir esnasında muamele mevkiinden tard ediniz.

(zikir esnasında nefsinizi başka işlerle uğraşmaktan men ediniz)

 

*Nefsinizi zikir esnasında muamele mevkiinden tard ve azil ediniz.

Sözleriyle amel zaruridir.

*Bu kelimatın izahı: zikir ile beraber hadisi nefsi havatır devam ederse, zikirden maksud olan netice hâsıl olmaz.

Mesai boşuna!

(bu kelimelerin izahı; zikir ile beraber nefsin zikirden başka düşünceleri devam ederse zikirden maksat olan netice elde edilemez mesai boşuna geçmiş olur)

 

*Esnai zikirde: göz, kulak, havassı zahire ve batına revzenelerini kalbe kapamalı,

masiva nın kalbe duhul furceleri olan bu kapıları sed etmelidir.

(zikir esnasında göz, kulak gibi zahiri ve batıni his ve duyular, pencerelerini kalbe kapamalı,

Allahtan başka şeylerin kalbe girme delikleri ve yarıkları olan bu kapılar kapatılmalıdır)

 

*Hali mekânda gamizul ayın olarak zikir tavsiyesinden maksad bu umurun husulüne matuftur.

(zikir yapılırken gözler kapalı olarak,

Boş ve tenha bir yerde yapılmasının tavsiye edilmesi

Yukarıda anlatılan şeylerin elde edilmesi ne matuftur)

 

*Bu kapılardan masiva nın vürudu münkatı olunca kalbin halikine rucuu, onunla iştigali zaruridir.

(yukarda anlatılan göz, kulak gibi zahiri ve batıni kapılardan allah sübhanehüden başka düşüncelerin kalbe girmesi kesilince kalbin allah sübhanehüye yönelmesi ve onunla meşgul olması zaruri olur)

*Bu suretle olan zikir mezküre müteveccihtir.

(bu anlatılan şekilde yapılan zikir, mezkûr olan allah sübhanehüye yöneliktir)

 

*Neticei zikir bu nevi zikre terettüp eder.

(zikrin manevi neticesi ve faidesi yukarıda anlatıldığı gibi yapılırsa fayda verir)

 

*Neticei zikir vücudu beşerin nefyi, ona mukabil muhabbeti hakkın, zatı hakkın isbatıdır.

(zikrin neticesi: beşerin varlığını yok sayıp ona mukabil hak subhanehünün zatını ve ona olan muhabbetin ispatıdır)

 

*Salikler bu vasıta ile makamı fenaya vasıl ve makamı velayete nail olurlar.

(ahiret yolcuları bu zikir vasıtasıyla “fena ”makamlarına ulaşıp velayet makamlarına nail olurlar)

 

*Bidayette zikir ederken, tekellüfle masivayı nefiy etmek,

Zikri Mevla ile masivayı bilmücahede nisyan eylemek lazımdır.

(ilk başlarda zikir yaparken Allahtan başka düşünceleri mücadele, mücahede ve zorlanarak yok etmek,

allah sübhanehüyü zikir ederek Allahtan başka her şeyi unutmak lazımdır)

 

*“vezkür rabbeke iza nesite” ayeti kerimesinde olan meratibi zikirden, bu yazılan umur ilk mertebenin halini teşkil eder.

(“her şeyi unuttuğun zaman rabbini zikir et ”ayeti kerimesi zikrin bu ilk mertebesine işarettir)

 

*Zikir ve zakirin meratibi kesirdir.

(zikrin ve zikir eden zakirin mertebeleri çoktur)

Sizlerde bu suretle zikre saay edersiniz.

Fakat kendinizi yormayınız.

 

*İnşaallah bu maksad tedricen ve suhuletle hâsıl olur.

Mümaresei kâmile el verir.

(sizlerde bu anlatılan şekilde zikir etmeye çalışınız. Fakat kendinizi yormayınız. İnşaallah bu anlatılan maksat gayret neticesinde tedricen, yavaş yavaş zamanla kolay bir şekilde elde edilir.

Bu hususta çalışarak tam bir maharet sahibi olunur)

 

*Bu bapta şimdilik bu kadar izahat kâfidir.

 

Bunun hakkından geldikten sonra ilerisi beyan ve izah edilir.

 

Mektuplar ve mesaili mühimme sayfa 115