Nasihatü’l-Mülûk

FİHRİST

Önsöz

Takdim;

Kitabın tarifi

Farsçadan Arapçaya tercüme eden mütercimin mükaddimesi

temhid-izahat-

İmanın on aslı hakkındadır.

İmanın Birinci aslı itikat hakkındadır.

İmanın ikinci aslı allah tealayı tenzih hakkındadır.

İmanın üçüncü aslı allah taalanınkudreti hakkındadır.

İmanın dördüncü aslı allah taalanın ilmi hakkındadır.

İmanın beşinci aslıallah taalanın semi ve basir sıfatları hakkındadır.

İmanın altıncı aslı allah taalanın semi ve basır sıfatlarını beyan hakkındadır.

İmanın yedinci aslı allah taalanın kelam sıfatnı beyan hakkında.

İmanın sekizinci aslı allah taalanın işlerini beyan hakkındadır.

İmanın dokuzuncu aslı ahireti beyan hakkındadır.

İmanın onuncu aslı hatemülenbiya muhammed mustafa ve peygamberler hakkındadır. alehimüsselam.

İman ağacının dalları

adalet ve insafın asılları ondur

 

Adaletin birinci aslı saltanat ve velayetin şerefi ve tehlikelerini beyan hakkındadır.

Adaletin ikinci aslı âlimler ile istişare hakkındadır.

Adaletin üçüncü aslı sultanın zulmü nü beyan hakkındadır.

Adaletin dördüncü aslı sultanın kibrini beyan hakkındadır.

Adaletin beşinci aslı sultanın kedisini halkdan birisi gibi kabül etmesi hakkındadır.

Adaletin altıncı aslı ihtiyaç sahiplerini küçümsemek hakkındadır.

Adaletin yedinci aslı sultanın nefsine uymamasını beyan hakkındadır.

Adaletin sekizinci aslı sultanın ahlakı ve hilmi hakkındadır.

Adaletin dokuzuncu aslı sultanınhalkını memnun etmesi hakkındadır.

Adaletin onuncu aslı sultanın şeriata tabi olması hakkındadır.

İman ağacının iki kaynağını beyan hakkındadır.

Birinci kaynak dünya ve insanı tanımak hakkındadır.

İkinci kaynak son nefes hakkındadır.

Adalet, siyaset ve sultanların siretleri

birinci bolüm sultanın siyaset ve sireti hakkındadır.

İkinci bölüm vezirlerin siyaseti ve siretleri hakkındadır.

Üçüncü bölüm kitabet ve adabı beyan hakkındadır.

Dördüncü bölüm sultanların ulüvvü himmetleri hakkındadır.

Altıncı bölüm akıl ve akıllıların şerefi hakkındadır.

Yedinci bölüm kadınlar hakkında.

ÖNSÖZ

İndii görüşlerin oldukça çoğaldığı birçok insanın dini hususlarda bilir bilmez, delilsiz, dayanaksız bana göre böyle deyip ahkâm kestiği, müslümanların birçoğunun, ahlakı ile beraber itikadının da bozulduğu günümüzde, dini bir meselede tereddüde düşünce kaynak gösterme ihtiyacı duyduğumuzda müracaat ettiğimiz eserlerden biriside huccetül İslam İmamı Gazali hazretlerinin kitaplarıdır.

Cahil; cesur olur darbımeselince, Farsçadan Arapça ’ya tercüme edilmiş olan, birçok nasihat, ibret, hikâye ve hikmetli sözleri ihtiva eden İmamı Gazali hazretlerine ait bu eseri, mümkün mertebe, metnine ve tertibine riayet ederek, Arapçadan Türkçe ’ye tercüme etmiş bulunuyoruz.

Tercüme ederken riayet ettiğimiz hususlar;

  • Tercümenin anlaşılır olması için bazı yerlerde tercüme tekniğine göre takdim ve te’hir yapılmış ise de metne sadık kalınmıştır.
  • Anlaşılır bir Türkçe kullanıldığından izah ve tafsilata ihtiyaç görülmemiştir.
  • Orijinalindeki Arapça şiirlerin manaları yazılmıştır.
  • Orijinalinde ayeti kerime numaraları ve hadisi şerif me’hazları bulunmayıp, araştırılarak tespit edilebilenler not edilmiştir.
  • Mevzu ve bölümlere ulaşmak mümkün olsun diye bir de fihrist eklenmiştir.

 

Gayret kuldan irşat ve muvaffakiyet ancak Allah Teâlâ’dandır.

 

 

 

 

Mütercim

Ergün TELİS

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TAKDİM

Sınırları Anadolu’dan ummana, Kafkaslardan Hindistan önlerine uzanan ve on milyon metrekareyi bulan, Selçuklu devletinin hükümdarı; Sultan Muhammet bin Melik Şah’a ve onun şahsında daha sonra gelecek tüm devlet idarecilerine, sahip olduğu ilmin icabı olarak. Cesaretle yazmış olduğu bu muhteşem eserinde huccetül İslam İmamı Gazali hazretleri şu satırlara yer veriyor ve buyuruyor ki; s

  • Din ve devletin muhafazası için sultan,
  • Sultanın muhafazası için asker,
  • Askerin muhafazası için mal, para ve sağlam ekonomi,
  • Sağlam bir ekonomi için ülkenin imar edilmesi,
  • Ülkenin imar edilmesi içinde insanlar arasında adalet terazisinin adaletli bir şekilde uygulanması, emniyet ve güven ortamının sağlanması lazımdır.

Şu halde adalet olmazsa ülke imar edilemez. Ülke imar edilmeyince ziraattan ticarete, sanayiden hayvancılığa varıncaya kadar ekonominin tüm birimleri çöker ve atıl hale gelir. İstihdam imkânı tükenir, işsizlik artar, tüketim azalır. Bununla beraber ülke hazinesi boşalır. Hem halk hem de devlet fakirleşir. Ülkede ziraata elverişli yerler ekilemez, fabrika bacaları tütmez, hayvancılık yapılamaz hale gelir.

Üretmeyen ülke; her şeyini ithal etmek durumunda kalır, ülke sömürgeleşir. İhtiyaçlarını dış ülkelerden almaya mecbur olur ve dış mihraklardan borç almak durumunda kalır.

*Borç alan bir ülke aynı zamanda emir almaya da başlar.

Ekonomi, siyaset, eğitim, ziraat, ticaret, sanat, sanayi ve her şey dış mihrakların yönlendirmesi ile oluşup ülkenin esas sahipleri de onların kuklası olmak mecburiyetinde kalır.

Din, devlet, ahlak ve maneviyat muhafaza edilemez hale gelir.

*Adalet; bir ülke ve idarecileri için olmazsa olmaz bir mecburiyettir.

Adalet; bir ülkenin selameti ve idamesi için bir bedene nispetle ruh ve can,

Bir ağaca nispetle kök,

Bir binaya nispetlede temel mesabesindedir.

Temelsiz bir binanın ayakta durması mümkün olmadığı gibi adaletli olmayan bir sistemin ayakta durması mümkün değildir.

Köksüz bir ağacın yeşermesi, meyve vermesi mümkün olmadığı gibi adaletsiz bir sistemin insanlara faydalı olması, insanlara huzur vermesi mükün olmaz.

Ruhsuz ve cansız bir beden kokuşup her kesi rahatsız ettiği ve her tarafa bulaşıcı hastalıklar yaydığı gibi adaletsiz bir sistemde herksin vicdanını rahahatsız eder. Toplumu, tedavisi mümkün olmayacak şekilde hasta eder. Dolayısıyla herkesi rahatsız eden, vicdanları yaralayan böyle bir sistemin devamı düşünülemez.

*Zira Hatemülenbiya aleyhissalatu vesselam efendimiz;

“İdare küfür idaresi de olsa, adalet ile hareket ederlerse devam eder. Lakin idare islam idareside olsa zulüm ile hareket ederlerse devam etmez.” buyuruyor.

Hz. Ömer efendimizde; “Adalet mülkün temelidir.” sözüyle devlet, mülk ve saltanat için adaletin esas ve temel mesabesinde olduğunu ifade buyuruyor.

*Allah Teâlâ’da kesinlikle her zaman ve her yerde adaleti emrediyor. Sürei nahil ayet,90                                                  adalet nedir?

Kimlerin adaletli olması lazımdır? Gibi hususları, Huccetülislam imamı gazali hazretlerinin bu kitabında görüyoruz.

*Adalet; dağdaki çobandan, devlet başkanına kadar yediden yetmişe, kadın, erkek, herkesi alakadar eden çok önemli dini bir vazife ve insani bir sorumluluktur.

*Adalet; toplumun tüm fertleri arasında uyulması ve uygulanması icap eden, namaz ve oruç gibi bir farzı ayındır.

Eşlerin birbirlerine, ebeveynin çocuklarına, öğretmenin öğrencilerine, amirlerin memurlarına, hâkimlerin davacılara, komutanın askerlere, patronların işçilere, devlet başkanının halkına karşı adalet ile muamele etme mecburiyetleri ve mesuliyetleri vardır.

*Adalet; hayatın tüm birimlerini, vatandaşın her bireyini, her şeyi ile alakadar eden, su ve hava kadar hayati ehemmiyeti haiz kutsal bir nimettir.

*Adalet; zengin fakir, işçi memur, esnaf tüccar, köylü şehirli, herkesin ana rahminden, mezara kadar maddi ve manevi hayatını rahat yaşayabileceği, hatta tüm canlıların dahi, hayatlarını devam ettirecekleri imkân ve ortamı sağlamak demektir.

*Adalet; faraza, fert başına düşen milli hâsıla on bin dolar ise beş nüfuslu bir haneye, takriben elli bin doların girmesini, temin edecek ve zenginle fakir arasındaki uçurumu azaltacak bir şekilde, milli hasılanın eşit dağılımını tesis etmek demektir.

Adalet; işçinin ve işsizin, memurun ve emeklinin, köylünün ve esnafın günün şartlarına göre yaşaya bileceği bir sistem demektir.

Aksi takdirde zulüm ve haksızlık yapılmış olur ki;

*Allah Teâlâ zulüm yapan ve haksızlık eden zalimleri asla sevmez. sürei lokman ayet 13

Bir insanı ki; adaletsizliği ve zulmü sebebiyle Allah Teâlâ sevmiyorsa hangi makamın, hangi rütbenin, hangi şöhretin ve hangi imkânın sahibi olursa olsun, hatta dünyanın tek ve yegâne sultanı ve hâkimi olsa bile, Fani, geçici, bir imkân, saltanat ve şöhret, sonu ise harap, türap ve nedametten başka ne faydasi olurki.

Huccetül İslam İmamı Gazali hazretleri; zamanın sultanı Muhammet bin Melik Şah’a hitaben yazmış olduğu ettibrülmesbük finasihatilmülük isimli bu eserde; adaletin tüm inceliklerini anlatmıştır.

Bir sultanın, devlet idarecisinin evvela Allah Teâlâ’ya,  sonra da halka karşı, vazifelerini, insanlara nasıl davranacağını Adaletin ne demek olduğunu izah etmiştir.

Hulasa olarak bir sultanın, bir devlet idarecisinin nasıl olması gerektiğini, nasıl hareket etmesi icap ettiğini ayeti kerimeler, hadisi şerifler ve kitaba serpiştirmiş olduğu misaller, hikâyeler ve hikmetli sözler ile anlatmıştır.

Bu kitap takriben bin sene önce Huccetülislam imamı gazali hazretleri tarafından Selçuklu hükümdarı Muhammed bin Melik Şah’a hitaben yazılmış bir eserdir.

Mevzu adalet olduğu için evrensel olup en alt biriminden, en üst makamlara kadar zamanımızdaki resmi ve gayriresmi tüm idarecileri, bilhassa sultan mesabesindeki devlet başkanlarınıda ilgilendirmektedir.

Aynı zamanda riayet ettikleri takdirde her Müslümanın maddi, manevi, dünyevi ve uhrevi yönden istifade edecekleri birçok malumatı, ibretli hikâyeleri ve hikmet ehlinin sözlerini ihtiva etmektedir.

Bu nedenle halen önemini korumakta olup her konumdaki tüm idarecilere ve fertlere de hitap etmektedir.

Bu sahada yazılmış kitaplar var ise de muhtevası İmamı Gazali hazretlerinin kitabının tekrarından ibaret olup bir dirayet mahsulü değildir.

İmamı Gazali hazretleri, ehemmiyet ve önemine binaen bu kitabı;                                                 Selçuklu hükümdarı Muhammet bin Melik Şah’a sarahaten, haleflerinede zımnen, Her Cuma günü okumasını, hatta ezberlemesini ve muhtevasıyla amel etmesini tavsiye etmiştir.

Bu nedenle;

Biz de her Müslümanın tekrar tekrar okumasının çok büyük faydası olacağına inanıyoruz ve tavsiye ediyoruz.

Bu kitabın tercüme edilmesinde ve basılmasında maddi ve manevi teşvik ve desteklerinden dolayı Ahmet Taşçı ağabeyimize müteşekkiriz.

Gayret kuldan irşat ve muvaffakiyet ancak Allah Teâlâ’dandır.

 

 

Mütercim

Ergün TELİS